Çalışan Deneyimini Geliştirecek 3 Teknoloji

Personel Deneyimi

Çalışan deneyimi, çalışanların firmalarıyla olan etkileşimleri sonucunda firmalarına verdikleri toplam değerdir. Tanımlama olarak müşteri deneyimi kavramına çok yakındır ve yaklaşım olarak bakıldığında çalışan ve müşteri deneyiminin yönetimi büyük ölçüde benzerlikler göstermektedir. Müşteriler firmaya para öderken, firma çalışanlarına para ödemektedir. Her ne kadar burada bir ters bağlantı var gibi görünse de müşterilerin firmayı tercih etmesinde, çalışanların sunduğu hizmet kalitesinin önemli ölçüde belirleyici bir konumu vardır. Çünkü bir firmanın çalışanlarının ürün ve hizmetler konusunda verdiği geri bildirimler de son derece kıymetlidir.

Pek çok şirket işin doğru yürütülebilmesi ve verimliliği gibi sebeplerden dolayı müşteri deneyimini geliştirmeye odaklanırken, çalışan deneyimi neredeyse bu etkiyi iki katına çıkaran gizli bir faktördür. Yapılan araştırmalar, müşteri deneyimi ve çalışan deneyimini geliştiren şirketlerin yalnızca müşteri deneyimini iyileştirme yapması durumunda kârlılıklarını %21 civarında artırdıklarını gözlemlenmiştir. Teknolojinin akıllıca kullanıldığında, şirketlerdeki insan kaynaklarının müşteri deneyimine olumlu katkılarda bulunduğu gözlemlenebilir.

Müşterilerin bir markadan daha iyi ürünler ve hizmetler beklemesi gibi, çalışanlarda aynı şekilde beklentilerde bulunmaktadır. Günümüzde çalışanlar bir işverenin değer önerisini şirket için farklılaştırıcı bir faktör olarak görmesinin yanında, çalışanlarının kendi çalışmalarında onlara destek olacak dijital araçlar ve hizmetler sağlamaları yönünde beklentileri bulunmaktadır. Teknoloji çözümleri, genel iç deneyimin bir parçasıdır ve aranan yetenek, bir kurumda bir görevi kabul edip etmemeye karar verirken işyerinde sağlanan teknik çözümlere bakmaktadır. İşte bu yüzden çalışan deneyimini artırmak için yatırım yapılması gerekir. Aşağıda çalışan deneyimini artıracak 3 teknoloji örneği bulunmaktadır:

İK (İnsan kaynakları) Teknolojisine Yatırım Yapmak

Bir destek işlevi olarak İK geçmişte kalmıştır, artık günümüzde İK şirketler için aranan hatta değer yaratan kişilerden oluşması gerekmektedir. Çünkü İK işletmenin en üst ve en alt seviyesini ölçebildiği bir değerdir. Yapay zekâ (AI) destekli işe alım çözümleri ve makine öğrenmesi (ML) tarafından sağlanan yetenek yönetimi sistemleri gibi İK teknolojisi çözümlerine yatırım yapmak, İK ve yöneticilerinin daha değerli işlere zaman ayırmaları için zaman bulmalarını doğrudan etkilemektedir. Bu da çalışan deneyimini artırmaktadır.

Örneğin, chatbotlar çalışanların İK politikaları hakkındaki sorularını cevaplayabilir. Ve çalışanların şirkete sağladığı faydaları ve performansları hakkında bilgi sağlarken en çok merak edilen konu olan tazminatları ile ilgili bilgiler sunabilir. Bu chatbotlar adayların soruları cevaplamak için yoğun olarak kullanılan kariyer sitelerinde konuşlandırılabilirler. Çünkü işverenler giderek artan bir şekilde, tekrarlayan çalışan problemlerini ele almak için İK departmanları kullanmaktadırlar. Bunlar genellikle çalışanların çalışma programlarını, tatil günlerini gözden geçirmelerini, rutin soruların yanıtlarını almasını sağlayan 7/24 çalışan self servis departmanların bir parçasıdır.

Robotik Süreç ve Akıllı İşlem Otomasyonu Teknolojisine Yatırım Yapmak

Robotik Süreç Otomasyonu (RPA), çalışanlar tarafından tekrarlanan görevleri ve işlemleri otomatikleştirir. Bu işlemler otomatikleştirildiğinde, bu işler için harcanan zaman ortadan kalkar. Bu da, bu işi yapan personellerin daha kalitatif ve anlamlı işler yapmaya vakit bulmalarına olanak sağlamaktadır. RPA’nın başarıyla uygulanabileceği örnekler arasında, çok sayıda iş başvurusunun elenmesi, rutin yönetici işlerinin işlenmesi, raporların alınması ve yanıtların verilmesi sayılabilir.

Yapay zekâ ve makine öğrenmesi ilerledikçe, RPA, daha bilişsel işlem gerektiren görevleri gerçekleştirebilen akıllı işlem otomasyonu (IPA) kullanımına zemin hazırlamaktadır.Akıllı işlem otomasyonu robotik süreç otomasyonundaki çok karmaşık, sıkıcı ve zaman alıcı işler için idealdir. Sonuç olarak, çalışanlar sıradan, tekrarlayan çalışmalardan kurtularak, işin hacmini ve büyümesini geliştirerek işler için zaman kazanırlar. Bu durumda çalışan deneyimini geliştirmeye katkıda bulunmalarına olanak tanıyarak kişilerin serbest kalmasını sağlamaktadır.

Giyilebilir Teknolojiye Yatırım Yapmak

İnsan kaynaklarının çalışan deneyimini teknoloji kullanarak iyileştirmesinin üçüncü yolu; işyerini daha akıllı, daha basit, daha güvenli ve daha sağlıklı hale getirme çalışmalarına devam etmeleridir. Örneğin, çalışanlara bedellerini ödeyebilecekleri, sağlıklarını ve refahlarını takip edebilecekleri, kapasitelerini artıracak giyilebilir teknoloji sunulabilirler. Diğer bir örnek, güvenliği kolaylaştırmanın yanı sıra manuel zaman çizelgelerini ortadan kaldıran İK için değerli iş gücü verileri sağlayan kartsız erişim ve zaman işleyişi için yüz tanıma sistemidir.

Uzmanlara göre giyilebilir teknoloji, çalışanların fiziksel ve algısal yeteneklerini artırabilir ve güvende olmalarına yardımcı olabilir. Şirketlerin bu teknolojinin potansiyelini değerlendirme ve iş gücü planlaması üzerindeki etkilerini değerlendirme zamanı artık gelmiştir. Ancak kuruluş ve İK, yeni işyeri teknolojisi yatırım yapmadan önce onu kullanacak olanlardan fikir alması, çalışan deneyimini geliştirmek için kritik bir faktördür.

Müşteri ve Çalışan Memnuniyeti

Bir işletmenin hedefi kusursuz müşteri deneyimi ise öncelikle kusursuz çalışan deneyimini sağlaması gerekmektedir. Çünkü çalışan deneyimi ve müşteri deneyimi birbirinden ayrılmaz iki bileşendir.