Meslek Tercih Etme

Üye | 03/06/2018 | Genel

TERCİH EDİLEN MESLEKLER

Ülkemiz tüm yaşam alanları ile Batı standartlarını yakalamaya çalışırken uluslararası anlaşmalar nedeni ile tüm ekonomik yapılanmasını baştan düzenlemekte işletmelerin çağdaş bilimsel yöntemleri yönetim ve üretimde kullanmaları teşvik edilmekte yasal düzenlemeler ile meslek faaliyetleri çeşitli standartlara kavuşturulmakta tüm ekonomik yapı içinde teknolojik dönüşümün gerçekleşmesi amaç edinilmekte ve teknolojiye bağlı doğan, gelişen meslekler uygulamaya konulmaktadır.

Peki yeni doğan ve yeniden yapılanan meslekleri edinecek kimseler bu niteliği nerede ve nasıl kazanacaklar? Üniversiteye gidecek gençler elbette devam eden eğitim yaşamları içinde bu tercihleri yapabilir liseden sonra üniversiteye devam ederek amaçlarına ulaşabilirler.

Üniversiteyi bitirmiş fakat güncelin gerisinde kalmış olan iş arayan kimselerin, yaşamının belli bir döneminde mesleğini değiştirmek durumunda kalmış kişilerin, lise mezunu olup ne yapsam acaba nasıl bir iş bulsam diye düşünen, üzülen iş gören adaylarının, gelişmeleri yakından takip etmelerini öneriyoruz. Güncel gelişmeleri izlediğinizde o kadar da üzülecek bir durum olmadığını, pek çok çözüm yolu olduğunu göreceksiniz.

MESLEK STANDARTLARI

Öncelikle belirtmeliyiz ki meslekler artık belirli standartlara sahip, herhangi bir iş başvurusunda biliyorum dediğiniz işin belgesi isteniyor sizden. Yöneticiyim diyorsanız belgesi isteniyor, muhasebe biliyorum diyorsanız belgesi isteniyor her iş ve meslek bir standarda bağlanarak eğitimleri zorunlu hale getirildi ve eğitim sonunda sertifika ya da katılım belgesi gibi söz konusu mesleğin eğitimini aldığınızı gösterir belgeyi elde etmeniz zorunlu oldu.

Bugün üniversite mezunu ve lise mezunu iş gören adaylarının çeşitli kurslara katılarak yeni meslekleri elde etmeleri ciddi rakamlarda para kazanmaları mümkün. Bilirkişi Uzmanlığı, Arabuluculuk, Bilgisayarlı Muhasebe elemanı, Sermaye Piyasası Değerleme Uzmanı, Tıbbi Sekreter, Üst Düzey Yönetici Asistanlığı, Grafik Tasarım, Bilgisayar Teknolojileri elemanı, Autocad çizimcisi, İşaret Dili kullanmak gibi mesleklere ihtiyaç bulunuyor bir kısmı lise mezunu bir kısmı Üniversite mezunu olmayı koşul olarak öne sürüyor.

İş arayan kişilerin üstüne düşen bu noktada Belediyelerin veya özel Dershanelerin açtığı bu tür meslek kurslarına katılmak. Tüm yapmanız gereken bu, kursa gitmek ve o belgelere sahip olmak.  Ücretli ücretsiz size hangisi uygun ise araştırmanızı bir an önce yapın. Ve o kurslara katılarak uzmanı olacağınız mesleğin bilgilerine ve belgesine ulaşın.

Nitelikli kişi olarak iş arama olanağına kavuşacaksınız, üniversite mezunusunuz fakat iş bulamıyorsanız elinizdeki diplomaya değer katmış bir üstü eğitim alarak, uzmanlık elde ederek daha fazla gelirin sahibi olacaksınız.

İŞ ARAMAK ZOR BİR SÜREÇTİR

İnsan Kaynakları Yönetimi Bilimi sadece yönetim faaliyetlerini içermez çağdaş yaklaşımın bir sonucu olarak uygulamaya konulan İnsan Kaynakları Yönetim yaklaşımı iş görene danışmanlık eden, onun sorunlarının giderilmesine ışık tutan, niteliklerinin gelişmesine katkı sağlayarak iş yaşamında verimli olmasını temin eden yaklaşımı amaç edinmiştir. İnsan Kaynaklarının bu prensipleri doğrultusunda sizin yol haritanızı çizmenize katkı sağlamak yolunuzu biraz aydınlatmak istiyoruz.

Özel sektör işe alacağı adayı verimli, dinamik görmek isterken iş aramaktan yorgun düşmüş, maddi zorluklar içinde özgüvenini kaybetmiş iş gören adayının beklenen bu görüntüyü vermesi nerede ise imkânsızdır. Morali bozuk, motivasyonunu kaybetmiş bir aday kendine inanmazken karşı tarafa nasıl bana inanabilirsiniz ben bu işi yapabilirim mesajını verecektir elbette mümkün değil. Bu yüzden moralinizi yüksek tutmak güçlü durmak zorundasınız peki nasıl?

Çözüm arayarak başlamalısınız mevcut işinizi değiştirecekseniz, ya da bir mesleğiniz hiç olmadı ise o zaman güncel olan nitelikleri size uyan ve yapmaktan hoşlanacağınız meslek hakkındaki bilgileri edinmek üzere harekete geçmelisiniz. Yukarıda sıraladığımız bugün ve yakın gelecekte popülaritesini koruyarak varlığını sürdürecek mesleklerden birine yönelmek için araştırmaya başlayın ve ardından hemen eğitim almak üzere bir kursa kaydınızı gerçekleştirin.

ZAMAN HER ŞEYDİR

Zaman kaybetmeyin zaman dediğiniz sizin hayatınız sizin yaşamınızı oluşturan her şey her ayrıntı her detay harekete geçmezseniz moralinizi düzeltmekte gecikirsiniz gecikmeyin ancak bir yerden başlarsanız her şeyi değiştirebilirsiniz. Bir konuda yeterli bilgi ve uzmanlığa ulaştığınızda kendinize daha fazla güveneceksiniz, bildiğiniz bir iş için daha fazla ücret almak sizi daha fazla iyi hissettirecektir.

Gelişen mesleklerden biri ile eğitiminize başlamak üzere harekete geçin ve bir taraftan iş arama faaliyetlerinizi de sürdürün yeniden yapılanan ülkemiz işletmelerinde mutlaka size göre bir iş var.

Aynı iş yapanların aynı ücreti aldığı adaletli bir ücret dağılımı beklentisini, sosyal güvence ve haklara sahip olunmasını, herhangi bir ayrımcılığın söz konusu olmamasını, gelişme özgürlüğünün bulunduğu çalışma koşullarını anlatıyor diyerek açıklıyor ILO Ankara ofisi resmi sayfasında.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün İnsana Yakışır İş ülke Programları hazırlayarak bu amaç etrafında birleşmiş ülkelere destek sağlamakta, destek 4 ana çıkış noktasından geniş bir alana yayılarak uygulanmakta.

  • GİRİŞİMCİLİĞİN DESTEKLENMESİ
  • İŞ YARATMA
  • FIRSAT SUNAN BİR EKONOMİ
  • BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ
  • İŞ GÖRENLERİN HAKLARININ KORUNMASI
  • DEZAVANTAJLI KİŞİLERİN ÇALIŞMA YAŞAMINA KATILIMININ SAĞLANMASI, HAKLARININ KORUNMASI
  • YOKSULLARIN KORUNMASI, YOKSULLUKTAN KURTULMALARI İÇİN İŞ YAŞAMINA KATILIMLARININ SAĞLANMASI
  • SOSYAL HAKLARIN KULLANILMASI (YETERLİ DİNLENME, YETERLİ AİLEYE İLE ZAMAN GEÇİRME, BEKLENMEDİK GELİR KAYIPLARINDA DESTEK İMKÂNI SUNAN ANLAYIŞ)

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün uluslararası yaklaşımı, bireyin saygınlığının muhafaza edilmesinin birey ile ilgili tüm varlıkların durumunu etkileyeceği anlayışına dayanır. Sağlıklı aile yaşantısı, huzurlu bir toplumun oluşturulması, verimli iş faaliyetinin sağlanması, girişimlerin olması, işletmelerin oluşması ancak kişinin saygınlığının korunması ile başlar.

Küresel amaç insanların yaşamının farklılaşmasını hedeflemekte, İnsana Yakışır İş yaklaşımı ile her ülkede bireylerin yaşam kalitelerinin yükseltilmesi gelirlerinin artırılması amacının gerçekleşmesi için mücadele verilmektedir. İLO uluslararası bir örgüt olması sebebi ile pek çok uluslararası örgüt ile iş birliği içinde bulunarak çalışmalarını yürütmektedir.

İSTİHDAM

ILO’nun amacı KÜRESEL DÜZEYDE TAM İSTİHDAMDIR.

Küreselleşme ülkeleri birbirine yaklaştırıp mesafeleri aradan kaldırırken, ülkeler arasındaki yaşam koşullarının farklılığını, yaşam standartları ve olanaklar arasındaki farkları da belirginleştirmiştir. Küresel düzeydeki insani yaklaşım yoksulluktan herkesin kurtulmasını, herkesin temel standart yaşam koşullarına kavuşmasını hedeflemekte, bu hedef doğrultusundaki faaliyetlerini de yürütmektedir.

Tüm insanlar kişisel saygınlıklarının korunacağı işlerde, yeterli gelir elde ederek, ailelerine zaman ayıracak yeterli dinlenme sürelerine sahip olarak, aynı eğitim fırsatlarına ve aynı kalitede çalışma koşullarına sahip olarak bulundukları ülkelerde yaşamlarını sürdürmelidirler. Toplumda verim, barış, başarı ve huzur bu şekilde inşa edilmiş olacaktır.

İSTİHDAMDAKİ AMAÇLAR

  • KÜÇÜK İŞLETMELER ÖNEMSENMELİ, DESTEKLENMELİ
  • KÜÇÜK İŞLETMELERİN AÇILMASI TEŞVİK EDİLMESİ YOLU İLE İSTİHDAMA DA KATKI SAĞLANMASI
  • İŞ GÜCÜ VE İK KONUSUNDA DESTEK OLMAK
  • DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE ENGELLİLERİN İNSANA YARAŞIR İŞLERE YERLEŞTİRİLMESİNE DESTEK OLMAK
  • KADIN İSTİHDAMININ TEŞVİK EDİLMESİ

ÇEVRECİ ÇALIŞMA ANLAYIŞI

UNEP Birleşmiş Milletler Çevre Programı, doğanın zarar görmemesi ve doğaya zarar verme tehlikesi olan her faaliyetin önlenmesi anlayışı ile adil gelir dağılımının gerçekleştiği refah toplumlar oluşturmak amacını güdüyor.

Yeşil işler olarak tanımlanan faaliyetler kirlilik ve atık yaratmayan, düşük limitlerde su ve enerji kullanımını savunan, kişiye uzmanlaşma-gelişme olanağı tanıyan, sürekli ve yeterli gelir elde edilebilen, sosyal hakların ve iş güvenliğinin bulunduğu İNSANA YAKIŞIR İŞ olarak tanımlanmaktadır.

Yeşil Büyüme kavramı ilk kez 2005 yılında Çevre ve Kalkınma Bakanlar Konferansında Seul’da dile getirilmiş. Ekonomik kalkınma çalışmalarının çevresel güvenliği ve temizliği de esas alması doğanın asla zarar görmemesi, doğal kaynakların dikkatli kullanılması, korunması israf edilmemesi amacının benimsenmesi ülkelerin ekonomi politikalarını ve stratejilerini yeniden yapılandırmalarını gerekli kılmıştır.

Yeşil iş faaliyeti, yeni işler oluştururken yeni istihdamlarda yaratamaya başlamış bu alandaki yatırımlar ivme kazanarak sürmeye devam etmektedir, Yeşil Ekonomide İnsana Yakışan İşler Projesi Çalışma örgütünün başka bir uygulamasıdır.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kabul edilir. Türkiye’de çalışma koşullarının iyileştirilmesi, iş görenin güvenli koşullarda ve gerekli araç gereç kullanarak çalışmasını sürdürmesi anlayışı bir kültür olarak değerlendirilmiş dolayısı ile ILO tarafından öncelikle İş Güvenliği kültürünün oluşturulması çalışmaları öngörülmüştür.

Program uygulanırken uluslararası İş Sağlığı Uzmanı program uygulayıcısı olarak başında yer almış Türk İş sağlığı uzmanı ile birlikte çalışmaları başlatmış özellikle maden ve inşaat sektöründe İş sağlığı ve Güvenliği kültürünün oluşturulması devamında koşulların iyileştirilmesi çalışmalarını yürütmüşler.

İş sağlığı ve Güvenliği alanında Üniversitelerdeki eğitimler ağırlaştırılmakta uzmanların sorumlulukları artırılmakta yasal yükümlülükler ağırlaştırılarak konunun öneminin anlaşılması ve kusursuz işlemesinin sağlanması için gerekli yapılanmalar hayata geçirilmektedir.

ILO, AB desteği ile 2014 yılında tekstil sektörünün geliştirilmesi için eğitim projesini hayata geçirmiş, KOBİ işletmelerin var olması, gelişmesi amacı ile UNDP-UNIDO-ILO ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri iş birliği yapmış, Birleşmiş Milletler tarafında program desteklenmiş.

NEDEN KOBİ VADİSİ İK?

Kobi Vadisi iş dünyasının nabzını güncel olarak tutan, tüm sektörleri yakından izleyerek güncel gelişmeleri girişimci ve girişimci adaylarına eş zamanlı olarak duyuran, bilgilendiren, aydınlatan niteliği ile aylık ortalama 200.000 ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır.

Nitelikli iş gücü arayışınızı Kobi Vadisi İK aracılığı ile hiçbir ücret ödemeden gerçekleştirebilir, aradığınız insan kaynağına en kısa sürede ulaşabilirsiniz.

İŞE ALIM SÜRECİNDEN SONRA ÖDEME YAPILIR MI?

Kobi Vadisi İK ile gerçekleştireceğiniz eleman arama ve işe alım süreçlerinde kurumumuza hiçbir ödeme yapmak durumunda kalmazsınız. Kobi Vadisi İK, sosyal sorumluluk yaklaşımının bir gereği olarak ülkemizdeki istihdam seferberliğine katkıda bulunmak amacı ile iş yerlerindeki verimliliğin artması için gereken nitelikli iş gücü ile iş arayan, konusunda yetkin kimselerin, işe yerleştirilmelerine olanak sağlayacak platformunu hiçbir ücret talep etmeden ziyaretçilerine açmaktadır.

KOBİ VADİSİ İK PLATFORMUNA NASIL KAYIT OLUNUR?

Giriş sayfasını ziyaret ederek sadece 1 dakika içerisinde üye olabilirsiniz, arzu ederseniz sosyal ağ hesaplarınız ile de giriş yapabilirsiniz. Üyelik işleminin tamamlanmasının ardından Ücretsiz İş İlanı Ver sayfasını ziyaret ederek firmanıza en uygun kriterleri seçerek eleman ilanı verme aşamalarını tamamlayabilirsiniz.

Sosyal medya hesabınızla da Kobi Vadisi İK platformuna üyelik gerçekleştirebilirsiniz.

İLAN NE KADAR ZAMANDA YAYINA GİRER?

İş ilanınız en geç 1 saat içinde yayına alınır.

İLAN NE KADAR SÜRE İLE YAYINLANIR?

İş ilanınız web sitemizde ve mobil uygulamamızda 45 gün boyunca yayında kalır.

İLAN GÜNDE KAÇ ZİYARETÇİ TARAFINDAN GÖRÜLÜR?

İş ilanınız her gün ortalama 100 kişiye/doğru personel kitlesine ulaşır.

KAÇ İLAN VERİLEBİLİR?

İstediğiniz sayıda iş, eleman, personel, işçi ilanı verebilirsiniz.

BİLGİLER YENİDEN DÜZENLENEBİLİR Mİ?

Kayıt işleminiz bittikten sonra tüm ilanlarınızı görüntüleyebilir, gerekli gördüğünüz takdirde yeniden düzenleyebilir veya sonlandırabilirsiniz.

KOBİ VADİSİ İK’DA MOBİL UYGULAMA VAR MI?

Kobi Vadisi mobil uygulamasını telefonunuza indirebilir işlemlerinizi çok daha konforlu biçimde gerçekleştirebilirsiniz.

NEDEN ÜCRETSİZ?

Kobi Vadisi platformu, Ticari sektörlere destek olma amacıyla hiçbir iş verenden iş ilanı yayınlayabilmesi için ücret talep etmez, sadece reklamlı gösterimler için kullanıcının onay vermesi halinde reklamlı ilan gösterimi sağlanır. Bu bağlamda referans olarak Türkiye genelinde yer alan 300’den fazla firma ücretsiz iş ilanları için İnsan Kaynakları platformumuzu kullanmaktadır.

ÖZELLİKLER

Ücretsiz İş İlanı Verin

– 1 dakikada ücretsiz iş ilanı verin
– 1 saatte kontrol edip yayına alalım
– 1 günde ilanınızı en az 100 kişiye ulaştıralım
+ 45 gün yayın süresi

Sınırsız İş İlanı Verin

Birbirinden farklı 27 kategoride; Dönemsel, Freelance, Serbest Çalışma, Sözleşmeli, Staj, Tam Zamanlı ve Yarı Zamanlı çalışma şekillerine göre sınırsız iş ilanı verebilirsiniz.

En Doğru Personel

İş ilanınıza en uygun personel, ilan sayfanızda bulunan iş başvuru formunu kullanıp anlık olarak tarafınıza iş başvurusu yapabilir. (spam başvurular tarafınıza iletilmemektedir)

Kolay Kullanım

Kayıt / Giriş yaptıktan sonra, panel sayfasında; tüm iş ilanlarınızı görüntüleyebilir, yeniden düzenleyebilir veya sonlandırabilirsiniz.

Uzun süredir iş aramalarınız netice vermedi mi, iş başvurularınız hep olumsuz mu sonuçlanıyor, Bazen olumlu ya da olumsuz aramıyorlar mı durumu bildirmek için bile, muhtemelen moraliniz bozuk muhtemelen cesaretinizi kayıp etmeye başladınız.

Böyle bir durumda üzülmemek elde değil elbette yaşamak ihtiyaçlarımızı karşılamak bakmakla yükümlü olduğumuz kimselerin ihtiyaçlarını giderebilmek, kendi hedeflerimize ulaşmak için çalışmak zorundayız. Çalışabilmemiz için bir mesleğimiz ve bir iş alanı olmalı.

Bu sorunu nasıl yenebilir bu süreci nasıl yönetebiliriz çözümler üretmek için durumumuzu incelemekte yarar var. Eğer halen sahip olduğumuz mesleği sürdürmemiz mümkün değil ise ne yapabiliriz öncelikle istediğiniz gibi bir iş bulana kadar ek işlere ya da evden yapılabilecek işlere yönelmenizde fayda var. Evden yapılabilecek işlerde hem seçenek çok fazla mutlaka size göre bir tane vardır hem istediğiniz işi aramak hususunda size zaman bırakacaktır hem de bir işle meşgul olmak ve biraz da olsa kazanç elde etmek ile moralinizi yüksek tutmuş yaşamınızda ki iş krizi dönemini başarı ile yönetmiş olacaksınız.

Boş durmak kendinizi yetersiz hissetmenize, körelmenize niteliklerinizin yavaşlamasına, öz güven duygunuzun kayıp olmasına neden olur. Tamamen gelir kaybına uğrayarak bir yakınınızın ihtiyaçlarınızı karşılamasına muhtaç olmak ya da hazırda bir miktar paranız var ise o parayı tüketmenizden ise ek işlerden ya da evde yapılabilecek işlerden birini seçerek meşgul olmanız yararınıza olacaktır. Bu zor süreci para kazanarak kendinizi iyi hissederek atlatmanız mümkün.

Uzman olduğunuz bir alan var ise mutlaka araştırıma o alanda özel ders verecek biri aranıyor olabilir, el beceriniz var ise yine el becerinizi kullanarak yapabileceğiniz bir iş bulmanız mümkün, bilgisayar bilginiz var ise serbest zamanlı evlere iş veren bir çok bilişim sektörü var bu işlerden birini bulmanız olasılığı çok yüksek seçenekler uzun burada çok kısa yer verdik size göre bir sektör ve iş mutlaka var.

Diyelim ki bu sorunu çözdük kriz döneminizi atlatacak bir iş ve gelir sorunu çözüldü ama siz tam zamanlı bir iş istiyorsunuz ve bu alanda ki başarısız sonuçlanan iş görüşmelerinin akışını değiştirmek için ne yapmam gerekir sorusunda çözüm üretmek konusunda çaresiz hissediyorsunuz.

Bu dünyada nedensiz hiçbir olay durum yok bir yerde bir iş bir oluş gerçekleşiyor ise bu eylemin bu sonucun mutlaka bir nedeni var. Sizin de iş görüşmeniz olumsuz sonuçlanıyor ise mutlaka bir sebebi var. Sebepleri bulmak için iş arama faaliyetimizi gerçekleştirirken yaptığımız her hareketi yaklaşımı tekrar değerlendirmekte fayda olacaktır.

İş başvurusuna gittiğiniz kurum için başvuru sırasında ki kılık kıyafetinize uygun mu, iş başvurusu sırasında kendinizi yeterince iyi ifade edebildiniz mi, kurumun ihtiyaçları olan personelde ki niteliklere sahip olduğunuz konusunda yeterince ikna edici miydiniz, eğer bir eksiklik tespit etti iseniz mutlaka belediye ve halk Eğitim merkezlerinin ücretsiz kurslarını araştırıp alanınız ile ilgili bölüme kayıt olarak ders alın ve bu eksikliği giderin. Günümüzde sürekli eğitim anlayışı ile varlığını sürdürecek bir iş yaşamı yaklaşımı hâkim olduğu düşünülecek olursa işe girseniz dahi eğitimlerinize devam edin daha fazla ne kadar gelişebilirim sorusunu daima sorun bilgilerinizi canlı tutmuş eksikleri yerine koymuş olursunuz.

İş aramak sabır isteyen bir süreç, istediğiniz size uygun bir iş bulmanız niteliklerinize uygun bir iş bulmanız zamanınızı alabilir sabır ile başvurularınızı sürdürmelisiniz.

Araştırdığınızda hiçbir aşamada sorun bulamadı iseniz belki iş aradığınız alanda talep azdır, geçerliliği azalmaya başlamış olabilir belki yakın tarihte yeni bir nitelik kazanmalı belki başka bir meslek dalında iş aramalısınız yine ücretsiz kurslar imdadınıza yetişebilir.

Başarının yolları ne yazık ki çiçekli değil olumlu bir sonuca ilerlerken bu uğurda türlü zorluklardan geçiyoruz. İş başvurularınızı pek çok alanda sürdürmeli niteliklerinizi artırmalı bilgilerinizi güncellemeli moralinizi ve öz güveninizi yüksek tutmalısınız.

Mutlaka size uygun bir iş bulunacak sonunda. İş arama ile ilgili eğitimler ile ilgili kaynakları dikkatle araştırıp inceleyin kendinize daima bakın kendinizi bırakmayın iş yaşamı duygusallığa izin vermez işverenler daima öz güveni yüksek verimli pozitif işin gerektirdiği ciddiyete ve kılık kıyafete sahip kimselerle çalışmak ister. İş ilişkisi karşılıklı fayda ilişkisi olduğu için işveren daima ücret ödeyeceği iş görenden olabilecek en yüksek performansı bekler.

Eğer halen iş aramaya devam ediyorsanız, Kobi Vadisi İK platformunda iş ilanlarını inceleyebilirsiniz.

Ülkemizdeki iş gören profili hakkında konuşabilmek için öncelikle en yakın tarihli iş gören istatistik sonuçlarına bakmak gerekli. Mayıs 2017 Tarihli iş gücü istatistik sonuçlarına göre 15 yaş ve üstü işsiz sayısı 3 Milyon 225 Bin kişiye ulaşmış. İstihdam oranı %47,7, iş gücüne katılım oranı ise %53 olarak gerçekleşmiş.

Kayıt dışı çalışan kimseler herhangi bir Sosyal Güvenlik kurumuna kayıtlı olmadan çalışan kişilerde, 0,4 puanlık bir artış gerçekleşmiş ve rakam %34,2’ye ulaşmış. Tarım dışı aynı zamanda kayıt dışı çalışanların oranı ise 0,6 puan artarak %22,4 olarak gerçekleşmiş. Kamu istihdamında düşüş olduğunu belirtiyor Türk İstatistik Kurumu verileri.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin basında yer alan açıklamalarında, üretimde çalışacak iş gücü bulunamadığına değinilirken eğitim seviyesi yükseldikçe iş bulma şansının gerilediği bilgisi verilerek ters orantılı işleyişe  dikkat çekiliyor.

İŞ GÖREN AÇIĞI BULUNAN SEKTÖRLER

Ekim 2017 itibarı ile yapılan araştırma sonuçlarına göre İmalat Sanayi’nde %30 oranında iş gören açığı bulunduğu belirtilmiş Sağlık sektörü ise %29 ile İkinci sırada İmalat Sektörünü takip ediyor. Turizm %28 iş gören açığı veren sektörlerden personel türü ise Resepsiyon görevlisi, Garson, Barmen, Meydancı. Tekstil sektöründe Makineci, Üretim Şefi, Üretim Elemanı.

Gıda sektöründe, Gıda Mühendisi, Gıda Teknikeri, Üretim Elemanı. İnşaat Sektöründe, İnşaat Mühendisi, İnşaat Teknikeri, İnşaat şefi, Mimar. Hizmet Sektöründe, Satış Elemanı, Müşteri Hizmetleri, Tanıtım Elemanı. İmalat Sektöründe, Beden İşçisi, Üretim İşçisi. Perakende sektöründe, Kasiyer, Mağaza Görevlisi, Mağaza Sorumlusu. Bilişim Sektöründe, Yazılım Uzmanı, Web Tasarım Elemanı, Grafiker, SEO Uzmanı.

NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ EKSİKLİĞİ NASIL GİDERİLİR?

Çeşitli kurs merkezleri ve İŞKUR bu alanda hizmet veriyor İŞKUR ve Belediyeler tarafından vasıfsız iş gücü olarak nitelenen kimselerin birer meslek edinmeleri için çaba gösterildiği gibi özel kurs merkezleri de fiyatlarını minimum seviyede tutarak eğitim hizmetlerinde maksimum verimi hedefleyerek sosyal sorumluluk bilinci ile nitelikli iş gücünün oluşturulması çalışmalarına destek veriyorlar.

Yapılan bir araştırmaya göre küresel düzeydeki işletmelerin %35 gibi bir bölümü ihtiyaçları olan nitelikli iş gücünü bulamadıklarını dile getirmişler. Ülke ekonomisinin büyümesinin önündeki en büyük engel nitelikli iş gücünün olmamasıdır diyen uzmanlar bu sorunu en fazla yaşayan ülkenin Japonya, Brezilya ve Hindistan olduğunu listeyi Türkiye ve Hong Kong’un izlediğini belirtiliyorlar.

Nitelikli iş gücünün istihdam edilebilmesi için gerekli dengelerin sağlanması gerektiği konusuna da dikkat çekiliyor. Meslek Liselerinin daha cazip hale getirilmesi çözüm önerilerinden sadece Bir tanesi. Ülkemizde eğitim seviyesi yükseldikçe insanların beden işlerinde çalışmak istememeleri ya da iş beğenmiyorlar şeklinde tanımlanmaları sebebi ile yurt dışından işçi ithal edilebileceği seçenekleri dile getiriliyor. Aslında gelişmiş ülkelerde rastlanan bir durum tespiti zira Almanya da Türkiye’den beden işlerinde çalışacak işçi ithal etmişti kendi ülkesinde bu alanda açık bulunmasından dolayı.

Ülkemizde eğitim seviyesi yükseldikçe benzer sorunların ortaya çıkması, karşılaşılması doğal sonuçlar olarak değerlendirilebilir. Ayrıca AR-GE merkezlerinde nitelikli iş gücü ihtiyacı bulunduğu ülkemizde sayılarının 500’ü geçmesi beklenen merkezlerde çalışacak nitelikli çalışanların da yurt dışından getirilmesi önerisinde bulunuluyor.

2018 İŞ GÜCÜ İSTATİSTİKLERİ

2018 Yılı ocak ayında işsizlik sayısı gerileyerek 3 Milyon 409 Bin kişi olmuş, istihdam rakamları 1 Milyon 357 Bin kişi artış göstermiş. İş gücü katılım sayısı ise 780 Bin kişi artmış, kayıt dışı çalışanların oranında bir değişiklik gözlemlenmemiş.

İŞSİZLİK SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?

Bu konuda girişimciler, küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri öngörülerini paylaşmışlar. Öncelikle yatırımların artırılmasını önermişler ki uzun zamandır ülkemiz tüm kurumları ile bu yönde çalışmalar gerçekleştirerek küçük ve orta ölçekli girişimlerin üretim ve imalat alanında ticari yaşama katılmalarına destek sağlıyor.

Teşviklerin artırılması konusu yine aktif olarak uygulaması süren çözüm yollarından biri, bir diğer çözüm yolu mesleki eğitime önem verilerek vasıfsız iş gören bırakılmaması.  Bu konudaki çalışmalar büyük bir özveri ile devlet kurumları tarafından sürdürülürken özel mesleki kurslar da sosyal sorumluluk bilinci ile nitelikli iş gücünün artırılması çalışmalarını düşük fiyat verimli eğitim anlayışı ile desteklemekteler.

İşsizlik hiçbir zaman sıfırlanmaz gibi bir yaklaşım oldukça kötümser olsa gerek üretimin, imalatın teşvik edildiği amaca uygun gerçekleştiği ekonomik ortamda işletmelere nitelikli insan gücünü kazandıracak İnsan Kaynakları yönetimi politikaları ile ihracat ve ithalatın geliştirilmesi ile Avrupa coğrafyasındaki istikrarı yakalamak mümkün zaten çabalar da bu yönde tüm hızı ile sürüyor. Bireylere de bu noktada çok görev düşmekte bir mesleğim var diyemeyen ya da bu bilgiyi belgelemeyen herkesin gücüne göre mesleki kurslara bir an önce gitmeleri girişimcisi ile devlet kurumları ile gösterilen çabaya konunun tarafı olarak katılmaları gerekmektedir.

İnsanlık tarım ile ekonomik faaliyetlerinden sanayileşmeye geçerken sadece yatırımı ve kazanmayı hedeflediler. Oluşabilecek kimyasal atıklar, kaybedilen ormanlar, kirlenen sular tamamen tahrip oluncaya kadar kötü gidiş ile çok da alakadar olmadılar ne yazık ki.

Doğadaki kaynakların kirlenebilir ve tükenebilir olduğunu fark ettikleri andan itibaren çözüm yollarını da aramaya ve kaybedilen doğal varlıkları telafi etme çalışmalarını organize etmeye başladılar. Mevcut doğal kaynakların korunmasını sağlamak, kaybedileni yerine koymak, tahrip olanı onarmak çağdaş yaşam biçiminin gereği kabul edildi.

1950 yıllarına kadar dünya doğaya ne yaptığının pek farkında olmadı. Doğa ile ilgili uyanış, sivil toplum örgütlerinin oluşması, yasal düzenlemeler daha çok 20. Yüz Yılın ortalarından sonraya rastlıyor. Günümüzde çevre bilinci artık üretici firmalar tarafından dikkate alınır hale gelerek üretimde çeşitli standartlar getirildi.

Piyasaya sunulan ürünün doğa dostu olması, üretiminde oluşan atıklardan ambalajına kadar süreçte kullanılan yan sanayi ürünlerine kadar dönüşebilir nitelik taşıyıp taşımadığı değerlendirme kapsamına alındı. Küresel düzeyde doğa dostu üretim yaptığını duyuran firmaların güvenilirliği ve saygınlığı artarken bu nitelikleri o ürünleri piyasada tercih edilir yaparak kârlılığını artırdı ve pazarını genişletti.

Çevresel kirliliğe sebep olan ekonomik faaliyetlerin başını Turizm sektörünün çektiğini belirtiyor kaynaklar. Küresel düzeyde yapılan bir incelemenin sonuçlarına göre dünyadaki otel sayısı Dört Buçuk Milyar civarında. Araştırmada, yeşil pazarlama faaliyetinin gerekli olmasına neden olan etkenlerden söz eden bilgilere de yer verilmiş.

Yeşil pazarlama çalışma alanının oluşturulmasına, bu alanda faaliyet gösterecek yeterli bilgi birikimine sahip uzmanların yetiştirilmesi çalışmalarına hız veren, öncelikle toplumun çevre bilincinin gelişmesi, entelektüel bakış açısının topluma hâkim olması ve tüketici taleplerinin bu doğrultuda değişim göstermesi olarak gösteriliyor.

Toplumlarda doğaya duyarlı çalışmaların yayılması, bireylerin ve doğa dostu örgütlerin doğal kaynakları korumaya yönelik çalışmaları ve gösterdikleri hassasiyet nedeni ile turizm çalışmalarına tüketicinin bu yaklaşımını tatmin etme gerekliliği Yeşil Pazarlama yaklaşımını oluşturur.

1993 yılında Yeşil Oteller Birliği kurulur. Türkiye’de Yeşil Yıldız sertifika uygulaması hayata geçirilir. Yeşil Yıldız belgesini, Turizm işletme belgesine sahip olan girişimciler alabiliyorlar. Yeşil Yıldız bulunan bir etiket uygulaması, çevreye duyarlı, su ve enerji tasarruflarına önem veren dönüşebilir ürün kullanan sistemi temsil ediyor.

Küresel düzeyde YEŞİL kelimesi doğaya duyarlı ve sürdürülebilir olmayı anlatıyor. Doğanın dengesi ile uyumlu, doğa yasalarını ihmal etmeyen, doğal kaynaklara zarar vermeyen ve gereksiz israf etmeyen bir anlayışı temsil ediyor.

Çevreci anlayış ve yaklaşımların ekonomi dünyasındaki uygulamalarına geçerek, ticari perspektif bakış açısı ile değerlendirdiğimizde YEŞİL faaliyetlerinin ticari ürünler üzerindeki etkileri pazarı hareketlendirmiş ancak organik olmaları için ekstra bir çaba gerektirmesi nedeni ile bu durum ürün satışında tüketiciye yansımıştır.

YEŞİL ürün fiyatlarının pazarda diğerlerinden daha pahalı olmaları nedeni ile satış grafiklerine bu durum aynı şekilde yansımakta, üreticiyi bu yönü ile tatmin etmemektedir. Ancak araştırmacılar bu durumu çok da fazla önemsemiyor, zira gelişen dünya insanı küresel anlamda konuya duyarlılığını her geçen gün artırmakta, yetişen her nesilde bu anlayış prensibe dönüşerek birey ve tüketici olarak algısı bu yönde biçimlenmekte yorumunda bulunuyorlar. Bu bağlamda YEŞİL PAZARLAMA, ekonomik yaşamın vazgeçilmez ve gelecek vadeden bir çalışma alanı olarak varlığını sürdüreceğe benziyor.

YEŞİL PAZARLAMA faaliyetlerinin gerçekleşebilmesi için, etkin ve verimli bir biçimde uygulanabilmesi için bu alanda yetişmiş ve deneyim kazanmış kimselere ihtiyaç bulunmaktadır. YEŞİL PAZAR faaliyetleri yine pazarlama ilkeleri çerçevesinde şekillenecek, çağdaş yaklaşım şekli ile tüketici odaklı olacak fakat çevreye duyarlılık temelinde oluşması nedeni ile tüketici gruplarının yaş, cinsiyet ayrımları ve tercihleri gözetilerek bir pazarlama stratejisi oluşturulacaktır.

YEŞİL PAZAR toplumun gelişmesi ile paralel olarak her geçen gün tercih edildiğinden ve inşaattan tarıma, kozmetikten gıdaya tüm sektörleri kapsadığından uyulama alanı nerede ise sonsuz, tercih edilebilirliği yüksek yıldızı parlayan ve uzun yıllar toplumda ihtiyaç duyulacak meslekler arasında değerlendiriliyor.

YEŞİL PAZAR faaliyetini en fazla etkileyecek, Pazar hacmini genişletecek en büyük etken gittikçe artan çevre bilincidir. Çevre yönetimi toplumların gündemini en fazla meşgul eden konulardan biri haline gelmiş, sağlıklı yaşamın ancak sağlıklı  doğal koşullarda, sağlıklı su tüketerek ve sağlığa uygun ürünler kullanarak mümkün olacağının farkına vararak, kaynakları ve süreci en etkin şekilde yönetme çabası içine girmişlerdir.

Koçluk nasıl faaliyeti nasıl oluştu, nasıl meslek olarak kendinden söz ettirdi, merak edilen bir konu. Kaynak araştırması yaparken rastlanılan bilgilere göre başlangıcı ta 15.Yüz Yıla dayanıyor.  Macaristan’da yer alan Kocsi köyünün Kocsi olarak tabir edilen at arabaları ile yayılmış bu kelime önce Avrupa kıtasında.

Dönemin en gelişmiş at arabaları Kocsiler bu nedenle meşhur oluyor Kraliyet tarafından bile kullanılıyorlar. Hikâyesini İlk duyduğunuzda Koçluğun ne alakası var şimdi at arabaları ile diyorsunuz. Fakat bakın nereden bağlantı kurulmuş Koçluk ile dönemin lüks at arabaları arasında. Kocsi ile seyahat etmek bir yerden bir yere en lüks, en konforlu biçimde seyahat etmek anlamına gelirmiş. Dolayısı ile bir koçunuz var ise siz bir sorunu ya da zor bir dönemi koç edinerek en konforlu biçimde atlatacaksınız ya da bu süreçte sizin sorunlarınızı atlatmanıza yardım edebilecek düzeyde biri sorunlarınızı aşmanızı sağlayarak yaşamınıza bir konfor getirmiş olacak.

Yolculuğu bu kadar kısa değil ismin ortaya çıkışının. Bir anlam bağının kurulması sürecinden sonra bu kelimenin ve anlamının yolculuğu Oxford Üniversitesine uzanır ve hikâyesi akademik kimlik kazanma yolunda ilk macerasını başlatır. 1830 yılıdır Oxfordlu üniversite öğrencileri arasında bu bir lakaptır kullanım alanı böyle yayılmıştır. Derslerde yardımcı olan, sınav hazırlık sürecinde destek aldıkları kişiye koç diyerek benzer bir anlam ile farklı bir faaliyeti isimlendirmişler.

1860 yıllarından itibaren spor faaliyetlerinde kullanımı yaygınlaşır maçlara, müsabakalara hazırlayan oyuncuları motive den kişiye Koç denilir. Daha sonra iş dünyasında üst düzey yönetici yetiştirirken iş performansı yükseltilmeye çalışılırken doğan arayış Koçluk faaliyetini iş dünyasına da dahil eder.

MODERN YAŞAMDA VE TÜRKİYE’DE KOÇLUK

Türkiye’de fark edilmesi kullanılmaya başlaması 2000 yılları diyor yazılı kaynaklar. 2013 yılında ise 6.Derece Ulusal Meslek Standardına göre Resmî Gazetede yayımlanarak meslek olduğu kabul edilir. Bugün internette arama yaptığınızda Koçluk Eğitimi ve eğitim sonunda belge veren pek çok merkez var kişiler bu belgeleri aldıktan sonra iş alanlarını nasıl yaratıyorlar konusunu da irdeleyerek sizlere bilgi aktaracağız ancak önce Koçluk denen meslek bir konuda bilgili olup o alanda yola henüz çıkana yol göstermek ise ülkemizde ortaya çıkışı 2000 Yılları olduğu doğru değildir. Meslek olarak tanınması 2013 olabilir fakat kavram ve uygulama Türk tarihinde, Türk İslâm tarihinde dolayısı ile Osmanlı İmparatorluğunda yeni değildir ve Türk devletlerinin başarılı olmalarının en temel nedenlerinden biri de bu uygulamadır.

TÜRK TARİHİNDE KOÇLUK

Bizim tarihimizde adı elbette Koç değil. Devlet büyüğü olarak yetişecek kimselere lala olarak tanımlanan eğitmenler çocukluklarından itibaren eşlik etmeye başlar üstelik bu kişiler sadece bilgili değil alanlarında çok tecrübeli ağır eğitimlerden geçmiş kimselerdir. Şehzade padişah olduktan sonra da kararlarını tek başına almaz her zaman üstün devlet adamları ile istişare danışma ve Lalanın mutlaka rehberliği vardır. Bizim disiplin olarak geleneklerimizde vardı, esnaf geleneğimizde vardı, aile terbiyemizde vardı. Türk toplumunun iş ve sosyal yaşamının devlet örgütünün temelinde bulunan bir yaklaşım ve uygulama idi başarılı insanlar yetişmesindeki en büyük etkenlerden de biri idi. Türk tarihi boyunca toplumumuzda yaygın olarak kullanılan, uygulanan ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir cümle ‘İstişare eden Pişman Olmaz’ Türk insanının yaşam kültüründe bulunduğunun en temel göstergesidir. Bugün uygulanmaya çalışılan modern adı ile Koçluk, başarıyı artırmak, sorunları gidermek acemilik dönemini hatasız atlatmak için faydalı bir faaliyet olarak görülürken yeni popülaritesi yükselmiş mesleklerden biri olarak kazancının da cazip olduğu belirtilmektedir.

KOÇ NE İŞ YAPAR?

Koç ne iş yapar sorusunu bu mesleki eğitimleri veren bu mesleği yapan kişiler, ‘Kişilerin Gerçek ve Kalıcı Değişiklikler Yaratmasına yardımcı Olmak’ şeklinde kısaca tanımlıyorlar. Kişinin kendisini keşfetme sürecini yönetmek olarak da tanımlanabilecek Koçluk, bir başka tanımında danışanın harekete geçme isteğini, dönüşme isteğini, ilerleme arzusunu harekete geçiren kişi olarak anlatılmış.

KOÇLAR NASIL İŞ BULUR?

Bu konuda çok net açıklamalar yapan kaynak ne yazık ki yok bazı bilgilere rastlamak mümkün hala koçluk yapacak bir iş bulamadıysanız danışabileceğiniz merkez niteliğinde yerler gibi. En iyi yöntem meslek olarak resmen tanındığına göre İŞKUR ile bağlantı kurarak İş ve Meslek Danışmanlarından bilgi almak olsa gerek. Mesleği nasıl uygulayacağınızın bilgilerine ulaşmak için daha sağlıklı bir yol gibi görünüyor.

Kariyer kelimesi sosyal hayatın içinde bir statü tanımlamak amacı ile kullanılsa da bilimsel tanımı iş görenin çalışma yaşamı boyunca işi ile ilgili sahip olduğu deneyimlerdir. Kişinin kendi kontrolü altında olan bir süreçtir çalışma yaşamı boyunca hangi işleri yaptığı ya da iş yaşamında hangi işi yapmak istediği ile ilgili faaliyetleridir.

Kariyer geliştirme faaliyeti kariyerin planlanması ile başlayacaktır, planlama ise kişinin sahip olduğu bilgi birikimi ile iş yaşamındaki geleceğini kontrol altında tutup tutamayacağının hesaplanması kontrol edemeyeceğine yönelik eksikler var ise eksiklerin nasıl giderileceği, hangi çaba ve eğitimlere ihtiyacı olduğu gibi soruların cevaplanması kariyer planlamasını şekillendirecektir.

İş yaşamı sadece kişinin kendi planlarından oluşmaz bazen fırsatlar oluşur böyle anlarda kariyerini geliştirmek, planlamak isteyen kişinin fırsatları nasıl değerlendireceği, nasıl etkili karar verebileceğini öğrenmesi gerekir.

Kişinin kendisini tanıması objektif değerlendirmesi, neye ihtiyacı olduğunu ve ne istediğini tam olarak belirlemesi gerekmektedir. Çalışan her insan iş yaşamında güvence içinde olmak ister kişinin gerçekleştirmek üzere belirleyeceği hedefin gerçekçi olması bu noktada çok önemlidir. Belirlenen hedef gelecekte ki iş yaşamında kişiye o güvenceyi verebilecek mi sorusu üzerinde düşünülmesi gereken kariyer planlama işleminin ilk ve önemli aşamalarıdır.

Organizasyon içinde yönetimin kariyer geliştirme planlarından söz ediliyor ise, ki bu İnsan kaynakları Yönetimi içinde bir alandır. Yönetim tarafından, İnsan kaynağının nasıl etkin kullanabileceğinin araştırması yapılmalıdır, İş görenlerin terfi etme arzusu ve ihtiyacına yönelik iş görenlerin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi sağlanmalıdır, yeni işe başlayan ya da departmanı değiştirilen iş görene uyum ve nitelik bakımından gerekli eğitim ve ilgi gösterilerek desteklenmelidir, iş görenin iş başarısının yükselmesi için hizmet içi eğitimlere ve sosyal uygulamalar önem verilmelidir, firmanın ileride ihtiyaç duyacağı nitelikte ki personel sayısı ve nitelikleri belirlenerek personel bu yönde geliştirilmelidir.

Kariyer geliştirme, kariyer hedefleri bilimsel çalışmalarla araştırılmış, araştırma sonuçları yaş gruplarına göre düzenlenerek bilimsel yayınlarda yerini almış. Kişinin yaşamında değerlerin ve ilgi alanlarının zaman içinde değişebildiği, yeteneğin olgunlukla ilişkisi olduğu gözlemlenmiş.

20 ve 30 yaşlarında ki gruplarda kendi varlıklarının bilincinde olmadıkları kariyer hedefi koymakta zorlandıkları daha ileri yaş gruplarında durumun daha da zor bir hal aldığı deneyimlenmiş. Kişi kaç yaşında olursa olsun kendisini tanıyıncaya kadar bir kariyer hedefi konulamayacağı konulsa da başarı şansının olmadığı ya da çok az olduğu sonucu ile karşılaşılmış.

Bireysel açıdan kariyer gelişiminden söz edeceksek, birinci aşama kişinin kendisini tanıması, sınırlarının farkına varabilmesidir. Kişi, sınırlarını  kaldırabilecek belki tahmin ettiğinden daha yetenekli biri olduğunun farkına varacak ya da belirlediği hedefin kendi nitelikleri ve toplumsal gerçekler ile ne kadar bağdaştığı gibi soruları cevaplaması gerekecektir. Birey, kendisini tanıma ve bulma sürecini tamamlamalıdır.

İkinci aşama iş aramak olacaktır kişi bu uğurda çaba sarf eder bir iş bulur çalışır, orta kariyer aşamasındadır artık. Birey belirli bir konuma gelir, belki daha fazla sorumluluğu olan daha önemli bir görev yapmaktadır kişinin bu aşamada ki davranışları geç kariyer dönemidir.

İş yaşamımız da tıpkı yaşamımız gibi çocukluk, yetişkinlik, yaşlılık süreçlerinden geçmekte kariyerimizin de bir iniş noktası bir son aşaması bulunmaktadır.

İş yerinde kariyer aşamalarını incelersek, kişi yeni işe başlamıştır yeni olmak dezavantaj gibi görünse de bu durum aynı zamanda yeni fırsatlar demektir. İş gören çalışma faaliyetini sürdürürken kendisini tanıma, gerçekçi kariyer hedefleri oluşturma konusunda çaba içinde olmalıdır.

İş gören yaptığı işi iyi bilmek eksikleri var ise mutlaka gidermek gayreti içinde olmalıdır. Olumlu ve yetersiz kaldığı özelliklerini kendisine objektif bir bakış ile yaklaşarak değerlendirmeli ve değerlendirme sonucunda geliştirilmesi gereken yetenek ve nitelikler var ise gereğini derhal yapmalıdır. Her zaman gerçekçi olmalıdır.

İşin gereği olabilecek eğitimler mutlaka alınmalıdır. Pek çok firma iş görenden kariyer hedeflerini belirtmelerini ister. Kişinin kendi yetenekleri ile dengeli sahip olduğu bilgi ve beceriler ile uyumlu kariyer hedefleri gerçekçi hedefler olacaktır.

Birey yeterli eğitime ve bilgiye sahip olmasına rağmen hedeflediği kariyer mücadelesini veremeyebilir ya da hedefe gidecek cesareti vardır fakat bazı özellikler eksiktir bu durumda hedeften vazgeçmek değil ama belki bir kariyer danışmanı ile yola devam etmek yararlı olacaktır.

İş gören işe başladığı andan itibaren sigortasının yapılması gerekmektedir. Deneme süresi boyunca iş görenin sigorta bildiriminin yapılması ve primlerinin ödenmesi gerekmektedir.

İŞ YERİ BİLDİRİMİ NE ZAMAN YAPILIR?

Bir iş yerinin en geç çalışmaya başlayan iş görenin sigorta girişinin yapıldığı tarihte diğer istenen belgeler ile birlikte iş yeri bildirimi yapmak zorundadır. Eğer işletme devralınmış ise devir tarihinden itibaren 10 gün içinde iş yeri bildirimini yapma zorunluluğu bulunmaktadır.

GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK İÇİN GEREKEN KOŞUL NEDİR?

Geçici iş göremezlik ödeneği alacak bir iş gören, iş başı yaptığı gün bir kazaya uğraması söz konusu olsa dahi işsizlik ödeneği alabiliyor. Bu konuda prim gün sayısı ile ilgili sınırlama bulunmuyor.

ŞUBAT AYI PRİMLERİ NASIL ÖDENİR?

Sosyal Sigortalar Kanununda ay ayrımı yapılmaksızın eksik çalışması yok ise iş görenin prim hesaplaması 30 gün üzerinden gerçekleştiriliyor. Eksik çalışması bulunan iş görenlerin prim gün sayıları çalıştıkları gün sayısına bağlı olarak hesaplanarak raporlu olduğu gün sayısı düşülüyor.

İŞTEN KENDİ RIZASI İLE AYRILAN İŞ GÖREN İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANIR MI?

İş sözleşmesi sonlandırılmadan önce verilen süre içinde iş yerine yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Herhangi bir sorun olmaksızın kendi isteği ile iş anlaşmasını sonlandırmak isteyen iş gören ihbar tazminatı alamıyor.

İŞ YERİNİN SATILMASI DURUMUNDA İŞ GÖRENLERİN DURUMU NE OLACAKTIR?

İş yerinin kısmen veya tamamen devredilmesi iş görenlerin hakları bakımından bir fark yaratmaz. Çalışanlar aynı şekilde vazifelerine devam ederler. İş görenlerin çalışma ile ile ilgili hakları ve yükümlülükleri devir öncesi ve devir sonrası çalışma süreleri kapsamında değerlendirilmeye devam eder.

ÇALIŞMA KOŞULLARININ DEĞİŞMESİ DURUMUNDA İŞ GÖRENİN HAKLARI NELERDİR?

İş akdinde işçinin görev tanımı ve koşulları detayları ile yer almaktadır, iş gören iş akdi dışındaki bir işle veya koşulda görevlendirildiğinde iş veren değişikliği yazılı olarak iş görene bildirerek onayını almakla yükümlü. İş gören tarafından 6 gün içinde kabul edilmeyen değişiklikler iş gören açısından bağlayıcı değil.

İŞ GÖRENİN İŞE İADESİ HANGİ DURUMLARDA SÖZ KONUSU OLUR?

Fesih koşullarına göre iş sözleşmesini sonlandırmak isteyen iş veren, iş sonlandırma kararını iş görene yazılı olarak bildirmek, işi sonlandırma nedenlerini açıklamak ve iş görenin iş akdinin sonlandırıldığı tarihe kadar olan tüm haklarını ödemek durumundadır.

Yazılı bildirimde öne sürülen sonlandırma nedeni asılsız ise ya da neden belirtilmemiş ise iş gören işe iade talebinde bulunabiliyor. Ancak bu tür bir uygulama için söz konusu iş yerinde iş görenin en az 6 aydır çalışıyor olması ve iş yerinde en az 30 personelin çalışıyor olması bulunması gereken koşullar eğer tüm koşullar sağlanıyor ise iş gören iş akdinin sonlandırıldığı tarih esas alınmak üzere 1 ay içinde iş mahkemesine başvurabiliyor.

DEVAMSIZLIK YAPAN İŞ GÖRENİN DURUMU NEDİR?

İş görenin de sorumlulukları yasalar ile belirlendiğinden neden belirtmeksizin ve haklı bir gerekçe sunmadan iş verenden izin alınmaksızın iki gün işe gelmeyen veya Bir ay içinde İki kez tatilden sonra gelen iş gününde ya da Bir ay içinde 3 iş günü işe gelmeyen iş gören kendisine bildirim süresi verilmeksizin işten durdurulur ve kıdem tazminatı ödemesi yapılmaz.

UZUN SÜRE RAPORLU OLAN İŞ GÖRENİN DURUMU NEDİR?

İş gören yazılı rapor süresini 6 hafta aşmış ise iş verenin iş akdini sonlandırma hakkı bulunuyor ancak böyle bir durumda iş görenin kıdem tazminatı hakkı kendisine ödenmek durumundadır.

FAZLA MESAİ ÜCRETİ HANGİ DURUMDA UYGULANIR?

İş görenin faaliyet göstereceği yasal çalışma süresi 45 saat olarak belirlenmiş. Haftalık bu süreyi aşan çalışmalar fazla mesai kapsamında değerlendiriliyor. Bayramlar, genel tatil günleri iş gören çalışmış ise bu çalışmalar da fazla mesai kapsamında değerlendirilmekte. Yemek ve çay molaları çalışma süresi kapsamında olmadığından net çalışma saatleri bu bilgi dikkate alınarak yapılmaktadır.

ERKEK İŞ GÖREN EŞİNİN DOĞUM YAPMASI DURUMUNDA KAÇ GÜN MAZERET İZNİ KULLANIR?

Eşin doğum yapması halinde 5 gün ücretli izi hakkına sahiptir iş gören.

MAZERET İZNİ KAÇ GÜNDÜR?

Evlilik veya yakınlarından birinin vefatı ya da evlat edinilmesi durumlarında 3 gün ücretli izin kullanabilmektedir iş gören.

Ülkemizdeki eğitim ve istihdam seferberliği kapsamında yürütülen mesleki eğitim kurslarına ne kadar ilgi gösteriliyor, ülkemizde üniversite mezunlarının ek bir eğitime yaklaşımı, donanımını artırmaya istekliliği nedir?

İŞKUR ve Belediyelerin eğitimlerini alan meslek edinen insanların iş yaşamına katılmaları memnuniyet verici. Ancak ülke genelinde daha fazla bilgi edinmeye bir meslek ya da yabancı dil öğrenmeye ne kadar istekliyiz?

Sınırlı bir bölge içinde mesleki eğitim ya da yabancı dil eğitim almayı düşünür müydünüz sorusuna tam 250 kişi hayır demiş. Ülkemizde mücadelesi verilen meslek edindirme faaliyeti kapsamında kısa sürelerde elde edilebilecek mesleki nitelikleri ve becerileri kazanmaya bu bilgi ve becerileri belgelemeye daha fazla istekli olmamız dolayısı ile ülke genelinde verilen bu mücadeleye aktif olarak katılmamız gerekiyor. Üniversite mezunları arasında da benzer durgunluk söz konusu yabancı dil eğitimi daha fazla bilgi teknolojileri gibi donanımları kazanmaya çok sıcak bakmıyorlar. Görüşülen pek çok üniversite öğrencisi Gazetecilik ya da Mühendislik gibi toplumda hemen göze çarpacak meslek gruplarını temsil eden alanlarda eğitim alıyorlar ise diploma almanın yeterli olacağı görüşündeler. Sınırlı küçük çapta bir araştırmanın sonuçları bu yönde.

Ülkenin genel durumuna bakıldığında eğitimli işsizliğin artışı ülkemizde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri. Kaynaklar her 4 işsizden birinin Üniversite mezunu olduğunu söylüyor, 2015 yılında 6,5 Milyon Üniversite mezunu iş hayatına atılmaya hazır olur bu rakamın 5,8 Milyonu bir işe yerleşirken 768 Bin kişi bir iş bulamaz.

Üniversite mezunlarının en fazla işsizlik çektiği alan Gazetecilik ve Enformasyon olarak açıklanmış bu alan mezunları için işsizlik oranı 29,1 olarak verilirken Bilgisayar, Müzik, Resim gibi sanat dalları ve Sosyal Bilimler işsizliğin yoğun olduğu alanlar olarak açıklanmış. Sorunun temeli yetkililerin yorumlarına göre iş gücü planlaması yapılmadan üniversite bölümlerine öğrenci yerleştirilmesine dayanıyor ancak bugün bu insanlar mezun durumda ve onların kişisel çabaları önemli.

Mühendislik mesleği için de durum farklı değil. Ülkemizde yakın tarihli yapılan bir araştırmaya göre işsizlik listesinin başına 73 Bin kişi ile Mühendislik yerleşmiş. Pek çok Mühendisin asgari ücret ile çalıştığı ve Mühendis işsiz sayısının her geçen gün arttığı ifade edilirken Beşeri ve Sosyal Bilimler mezunlarının işsizlik oranının %35 civarında olduğu bilgisine yer verilmiş. 3 Milyon 275 Bin işsiz içinde 828 Bin kişi Üniversite mezunu.

Gazetecilik mezunu ya da mezun olmak üzere olan kişilerin, işsizliğin %29 dilimi içinde yer almamaları veya bu durumdan kurtulmaları için çağın gereklerine göre hazırlanarak iş bulma şanslarını artırmanın mücadelesini vermeleri gerekiyor. Kodlama bilgisi bir gazeteci için önem taşıyorsa sürekli eğitim anlayışını bir yaşam biçimi olarak benimseyip niteliklerini geliştirmek çağın gereklerine uygun bilgi ve beceriyi edinmeleri gerekiyor ayrıca ilgili meslek alanlarına doğru kaymak durumunda kalmaları da mümkün görünüyor.

Mühendislik için de benzer durum söz konusu ülkede 73 Bin Mühendisin işsizliğinden söz ediliyor. Mühendislerin işsiz rakamları içinde yer almamak ya da kurtulmak için üretecekleri en iyi çözümün daha fazla ne bilmeleri gerektiği ile ilgili diyor mesleğin yetkin isimleri. Mühendisler mutlaka proje çizebilmeli, çizim ve yazılım hakkında yeterli bilgi düzeyinde olmalıdırlar ayrıca İngilizce bilmeli diğer dilleri de öğrenmelidirler tespitinde bulunuluyor.

Sınırlı araştırmamız içinde yer alan Mühendislik ve Gazetecilik öğrencileri ek bir eğitime ihtiyaçları olmadığı görüşünde idi. Üniversiteli olmayan grup vasıfsız iş gören olarak çalıştığı işte memnun olduğunu bir meslek kursuna katılmayı düşünmediğini belirtti. Ülkenin genel durumu ve araştırma sonuçları ile bu küçük araştırma karşılaştırıldığında ortaya çıkan durum insanların yeni bir eğitime çok da istekli olmadığı yönünde.

Ülkedeki istihdam ve eğitim seferberliği konusundaki gayretler sanki derinden hissedilemiyor, nitelikli iş gücü ya da vasıfsız iş gören adayları için her çalışan, çalışmak isteyen için, Sürekli Eğitim kültürünün benimsetilmeye çalışıldığı bu suretle kişilerin istihdamının kolaylaşması sağlanırken toplumdaki genel yaşam standardının ve eğitim seviyesinin de yükseltilmesinin mücadelesinin verildiği bir süreçten geçiyoruz ve ne yazık ki katılım seviyesi yeterli değil.Endüstriyel Kalkınmanın ana hareket noktası mesleki teknik eğitim olarak değerlendirilirken bu oranın ülkemizde %40 seviyelerinde kaldığı oysa beklenen oranın %65 civarında olması gerektiği belirtiliyor.